Sınırlar


Özgür Saral
Hava kapalı ve sert. Karadeniz bir masal denizi gibi. Sarı kumları kara, kapkara denizden ayıran çizgi, net olarak görülebiliyor. Dalgalar tarafından çizilen bu sınır, oynak tavrıyla bakanların gözlerine huzur veriyor. İkinci bir sınır, sarı kum ve yeşil orman arasında. Rüzgârda dallar, ilk sınırdakine benzer hareketlerle salınıyor. Sağ ve sol uçta kayalar var. Yüksek, sarı kayalar. Kumsalın devamı gibi görünüyorlar. Birkaç yüz metre genişlikteki kumsalın sınırları böyle oluşuyor.
 
Kumsalda eğlenen insanların ise sınırı yok. Bu soğukta ve bu kapalı havada deniz kenarında piknik yaptıklarına göre. Eğlence yeni başlamış. Çocuklar kumsalda koşturuyor. Anneler hemen çiziyor sınırları. “Oğlum dikkat edin dalgalara, ayaklarınız ıslanacak.” Oysa yaz aylarında girdikleri denizden pek farklı görünmüyor. Birden denize girme isteği canlanıyor çocuğun içinde. Hemen annesine gidiyor. Annenin tavrı net. “Bu havada denize girilir mi, bu soğukta? Neyi merak ediyorsun?”
 
Baba kurtarıcı olabilir. “Olmaz,” diyor. “Hava çok soğuk. Deniz de soğumuştur şimdi.” Israr ediyor. “Ne olabilir ki? En fazla biraz üşürüm.” Çocukla beraber iskeleye yürüyor baba. Diğer çocuklar annelerinin yanına sığınıyor. İskelede, denizin soğukluğu hissediliyor. Baba eliyle, artık somutlaşan soğuğu gösteriyor. Çocuk ısrarcı. “Peki. Atla hadi,” diyor baba. “Dene ve gör. Ama daha sonra olacaklara da hazır ol.”
 
Büyük bir zevkle, soyunmadan, coşkuyla koşuyor ve sınırı geçip denize uçuyor çocuk. Çok kısa bir süre sonra donuk bakışlar yerleşiyor yüzüne. Babası da sınırı geçiyor. Çocuğu çıkarıyor denizden, otomobile taşıyor. Hemen birer battaniye, titreyen bacakları için. Birer çay, üşümesinler diye. Ve sonuna kadar açık kalorifer, giysileri bir an önce kurusun diye.
 
Hava kapalı ve sert. Giysilerin kuruması uzun sürüyor. Baba ve çocuk o günü diğerlerinden uzakta, otomobilde geçiriyor. Akşama kadar kapalı kalıyorlar çelik kafes içinde. Çocuk hiç üzülmüyor bu duruma. Arkadaşları sahilde oynarken, büyüyünce geçmek zorunda kalacağı sınırları düşünüyor. Babasına sınırları soruyor. Ve güzel bir sohbet başlıyor aralarında. osaral@gmail.com